|
DİREKSİYON EĞİTİM ARAÇLARIMIZ
2008 MODEL 207 PEUGEOT MARKADIR
|
Direksiyon Sınav eğitimi Programı:
Derslerimiz sabah 09:00 öğlen 13:00
arası 2 gruptur.
Hafta İçi Sabah:saat 09:00 da Başlar Hocamız Eğitim alanında aracımıza
2 öğrenci alıp her
öğrenciyi 2 şer ders çalıştırıp 12:00 de kursa getirir.
Hafta İçi Öğlen:saat 13:00 de 1 araca
2 öğrenci alıp her öğrenciyi
2
şer ders çalıştırıp 16:00
da kursa getirir.
Hafta Sonu Sabah:1 araca
2 öğrenci alıp her öğrenciyi
2 şer ders çalıştırıp 12:00 de kursa getirir.
Hafta Sonu Öğlen:
saat 13:00 de 1 araca 3 öğrenci alıp her öğrenciyi
2
şer ders
çalıştırıp
16:00 da kursa getirir.
(Öğrencilerimiz kurstan alınıp
eğitim bittikten sonra kursa
bırakılır.)
Çalışan ve programımıza uyamayan
öğrencilerimiz kursumuzun hocalarından
özel direksiyon dersi alabilirler
Özel Direksiyon Dersi Eğitim Programı: 09:00 - 11:00 -
13:00 - 15:00 - 17:00 - 19:00 - 21:00
Saatlerini kapsayan programdır. Bu saat
seçeneklerini öğrenci kendi isteği ile
seçer ve kurstan randevu alır.
1
Ders 45 dakikadır 15 dakika dinlenme
molası (derse tabi değildir) en az 2
ders eğitim verilir. Özel direksiyon dersi paket programımız 10
derstir. Öğrencilerimizi burada
direksiyon öğretmenini seçme şansı
vardır.
|
TRAFİK KURALLARINA UYALIM
|
|
Trafik kurallarına uymak bir
zorunluluktur. Ancak, trafiğe
çıkan her sürücü, bu kurallara
uymayı bir ilke olarak kabul
etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın
kargaşaya yol açtığını biliriz.
Ancak, trafikte kuralsızlık,
kazaları, en kötüsü de yaralanma
ve ölümleri beraberinde
getiriyor.
"Yalnızca kuralları bilmekle,
hata yapmamakla iyi sürücü
olunmaz. Eğer karşındakinin
yaptığı hatayı giderebiliyorsan,
o zaman iyi sürücü olursun." Bu
bölümde;
"iyi bir sürücünün" sahip olması
gereken kimi özellik ve durumlar
ele alınacak...
|
GÜVENLİ BİR SÜRÜŞ İÇİN MERHABA
Sürücü
belgenizi aldınız. Artık trafiğe
çıkmaya hazırsınız. O halde,
"Karayolu"nun trafik için
kamunun yararlanmasına açık olan
arazi şeridi, köprüler ve
alanlar olduğunu lütfen
unutmayalım.
Trafiğe
çıkmak ciddi bir karardır.
Sürücü belgesi almış olmak bunun
ilk koşulu olsa da,
deneyimsizlikler trafiği
aksatmamalıdır. Bu nedenle
deneyimsiz sürücüler, trafiğin
az olduğu saatler ve
güzergahları seçmeli, deneyim
biraz daha arttığında yoğun
trafiğe girilmelidir.
Trafik
kurallarına uymak bir
zorunluluktur. Ancak, trafiğe
çıkan her sürücü, bu kurallara
uymayı bir ilke olarak kabul
etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın
kargaşaya yol açtığını biliriz.
Ancak, trafikte kuralsızlık,
kazaları, en kötüsü de yaralanma
ve ölümleri beraberinde
getiriyor.
|
|
Öyleyse ne
yapmalıyız?
*Sürücü koltuğuna
oturduğumuz andan itibaren
kafamızdaki her şeyi atmalı ve
dikkatimizi sadece yola vermeyi
bir alışkanlık haline
getirmeliyiz.
*Lütfen dikkat!
Yola zamanında çıkmamışsak,
zamanında varmaya çalışmayalım.
Telaş kazayı davet eder. Telaş
yerine sakinliği, sinirlenme
yerine ise hoşgörülü olmayı
sağlamalıyız.
*Trafiğe
çıkardığınız araç bakımlı
olmalı. Düzenli bakımı
yapılmamış bir araçla trafiğe
çıkmak, hem kendimiz hem de
diğer insanlar için tehlike
oluşturacaktır.
*Yine araçta
bulundurulması gerekli olan
malzemelerin tam olmasına özen
gösterilmelidir.
*Bu malzemeler,
yalnızca bulundurulması zorunlu
olduğu için değil, gerçekten
gerekli oldukları bilinciyle
araca konmalıdır. Malzemeler
zaman zaman kontrol edilmelidir.
Gerekiyorsa yenileriyle
değiştirilmelidir. Yangın
söndürme cihazı ise 3 ayda bir
kontrol ettirilmelidir.
*Ve lütfen yangın
söndürme cihazını sürücü
koltuğunun yanına kolay
erişilebilir bir yere koyalım.
Unutmayalım ki, yangın söndürücü
bir aksesuar değil, tehlike
anında bir cankurtarandır. O
nedenle yalnızca standartlara
uygun yangın söndürücü satın
alalım. .
|
|
HER ŞEY GÜVENLİĞİNİZ İÇİN
Emniyet
Kemeri:
Aracınız size
çarpmaz siz aracınıza
çarparsınız. Tabii emniyet
kemerini takmamışsanız!
Emniyet kemerini
takmak zorundayız. Ancak, çarpma
anında araçtan fırlamamızı veya
ölümcül yara almamızı
engelleyecek tek şey de işte bu
kemerdir.
Çarpma sonucu
araçtan fırlamışsanız, hep
söylene geldiği gibi "emniyet
kemeri sıkıyor beni" sözünü
belki bir kez daha söyleme
şansına sahip olamayacaksınız.
Lütfen unutmayınız: "Emniyet
kemerleri, tekerlekli
sandalyeler kadar sıkıcı ve
bağlayıcı değildir."
Araç suya
gömüldüğünde ya da araçta yangın
çıktığında emniyet kemeri bağlı
ise ölüm riskinin arttığı kanısı
vardır. Oysa, emniyet kemeri
takılmadığında çarpma sonucu
genelde bilinç kaybı oluşur ve
kazazede bu nedenle dışarıya
çıkamaz. Kemer takıldığında,
başın alacağı darbe azalacağı
için, bilinç kaybı oranı
azalacaktır. Dolayısıyla bilinci
yerinde kazazede, ister su
altında olsun, isterse yangın
tehlikesi olan araçta, emniyet
kemerini açarak dışarı
çıkabilecektir.
|
|
|
Öyleyse ne yapmalı?
Lütfen
yerleşim birimlerinden geçerken,
okul ve yaya geçitlerine
yaklaşırken hızınızı iyice
azaltın ve çok daha dikkatli
olun.
Sürücülük yaşamınızda çok
yararını göreceğiniz bir
davranış kuralı daha: "Sağ
ayağınızı frene basmak için
değil, gazdan çekmek için
kullanınız."
|
|
Ya
çocuk aramızdaysa?
Genelde öne oturmak isterler.
Israrları sizi bıktırmasın. 10
yaşına kadar arkada
oturmalarının yararlarını
anlatın ve bu durumun yasal bir
zorunluluk olduğundan söz edin.
Bilgilendirirseniz ikna
olacaklardır. Lütfen geleceğimiz
ve her şeyimiz olan çocukları
düşünelim.
|
|
YAYALAR...
Yayalar
trafiğin en güçsüz öğeleridir.
Bir yanda hızı yüz kilometreyi
bulan ve ağırlığı 1 tona
yaklaşan ağırlıktaki metal
kütleler, diğer yanda, saatteki
hızı 5 kilometreyi bulmayan,
ortalama 70 kilogram
ağırlığındaki et ve kemikten
oluşmuş yaşayan organizmalar...
Öyleyse lütfen yayalara karşı
biraz daha dikkat!...Özellikle
de çocuklara...Yaya ve okul
geçitlerine yaklaşırken hızımızı
azaltalım. Ve daha da dikkatli
olalım.
|
|
ALKOL
ve SİGARA
Bir çok kazanın nedeni olan
alkol:
Alkol miktarı arttığında,
kandaki oksijen azalır ve beyin
yeterince oksijen alamadığı için
fonksiyonlarını kaybetmeye
başlar. Denge, görme, işitme
fonksiyonlarında zayıflama olur.
Yorgunluk, dikkat azalması,
hafıza kaybı, intikal eksikliği,
uyuşukluk, uyuklama,
tepkisizlik, karar yanlışlığı
oluşur. Uyarıcı etkileri de
vardır alkolün. Korku azalır,
kendine güven artar. Aşırı hız
isteği artabilir. Lütfen alkollü
araç kullanmayalım.
|
|
Dikkat sigara!
Sürücü koltuğunda sigara içmek
riski az da olsa tehlikelidir.
Sigarayı paketten çıkartmak ve
yakmak dikkati bir an da olsa
akan trafikten uzaklaştırır. Bu
durum özellikle yoğun kentiçi
trafiğinde tehlike oluşturur.
Eğer kesinlikle sigara
yakacaksanız, kırmızı ışıklarda,
araç tümüyle durunca
gerçekleştirin bu işlemi.
Sigaranın külünü, kül tablasına
bakmadan silkeleyin. Külünüzü
kesinlikle açık camdan
silkelemeye kalkışmayın. Hava
akımı nedeniyle sıcak kül aracın
içine yayılabilir ve gözünüze
kaçabilir.
Eğer herhangi bir nedenle
sigaranın ateşi üstünüze ya da
koltuğa düşmüşse, onu oradan
atmak için can havliyle
direksiyon güvenliğini tehlikeye
atmayın. Ya yanınızdakinden
yardım isteyin ya da aracınızı
güvenli bir biçimde yavaşlatarak
sağa alın ve tümüyle durduktan
sonra ateşten kurtulun. Belki
gömleğiniz ya da pantolonunuz
yanabilir ama, yanık bir
pantolon, çarpışmış bir araçtan
daha az can yakıcıdır.
Sigara izmariti ve külünü araç
dışına atmak yasaklanmıştır.
Çevre kirliliğine yol açan bu
davranış, bir de sönmemiş
sigarayla yapılırsa, yangınlara
yol açabilir. Orman
yangınlarının bazıları ne yazık
ki bu nedenle çıkıyor. Hele
akaryakıt istasyonuna girmeden
önce sigaramızı mutlaka
söndürelim. Söndürmeyen kişileri
de uyaralım.
Daha da iyisi, gelin sürüş
sırasında sigara içmeyip, bu
olumsuzlukların tümünden
kurtulalım.
|
|
ARACINIZ TEMİZ Mİ?
Bakım kadar periyodik temizlik
de önemlidir. Camları, farları,
lambaları, aynaları kirli bir
araç görüş durumumuzu da olumsuz
etkiler.
Araç temizliği konusunda size
bir kaç önerimiz var:
*Aracınızı kendiniz yıkamak
istiyorsanız gölgeye park
etmenizde yarar var. Böylece,
temizlik malzemeleri araç
üzerinde hemen kurumaz.
*Yıkamada sabun ya da oto
şampuanı kullanın. Fırça yerine
de gözeneksiz sünger. Fırça ve
gözenekli sünger, kum ve
tozlarla dolar. Dolayısıyla
aracın boyasını çizer. Paspaslar
yağlanmışsa yıkayın. Islak
olarak yerleştirirseniz aracın
tabanında çürümeye yol
açarsınız. Dış yıkamaya tavandan
başlanmalıdır. Kovanın dibindeki
pisliği süngere bulaştırmamak
için köpükle yıkamak gerekir.
Kurulama temiz bir bezle
yapılmalıdır. Yıl boyunca
arcınızı zaman zaman tümüyle
yıkatmakta yarar vardır. Yıkama
sırasında frenler ıslanacağı
için tamamıyla kuruyana kadar
aracı yavaş kullanmak gerekir.
|
|
ÇEVRE
Çevre konusunda duyarlı olmak
gerekiyor. Aşırı yakıt
tüketimine yol açabilecek her
arızayı vakit geçirmeden
gidermeli. Egzoz gazı hem
insanları hem de doğayı
etkiliyor. En çok da yaşlıları
ve bebekleri...
Araca gereğinden fazla yük
yüklemek, aşırı hızla sürmek,
gereksiz aksesuarlar takmak
(aracın üstüne bagaj bağlayıp
yük almak, fazladan dış aynalar
takmak, süsleyici şeyler ilave
etmek, öne ve arkaya tamponların
altına yere kadar sarkan panel
saclar takmak gibi), sıcak
havalarda camları sonuna kadar
açmak, lastik havalarını kontrol
etmemek, gereksiz yere aracı
çalışır durumda tutmak, hem
yakıt tüketimini arttırır hem de
havayı kirletir.
Gereksiz yere yapılan sert
frenler, ani kalkışlar, hızlı
dönüşler, hem lastikleri
yıpratır hem de yakıt israfına
yol açar. Ayrıca, yol yüzeyinde
sürtünen lastiklerden kopan
parçacıklar toprağı kirletir.
Araçların bakımı tamircilerde
yapılmalıdır. Akaryakıt alırken,
yağ değiştirirken, bakım ve
onarım yaparken yere dökülen
yakıt veya motor yağı toprağı
kirletecektir.
Ayrıca
araç yıkarken de çevreyi
kirletmemeye özen göstermeliyiz.
|
|
MÜZİK
DİNLEMEYİ SEVER MİSİNİZ?
Aman ne olur yüksek sesle
dinlemeyelim. Hem diğer
araçların uyarı için çalacakları
korna sesini duyamayız hem de
dikkatimiz dağılabilir. Hele
kaset değiştirme işini araçtaki
diğer yolculara bırakalım.
Yalnız mısınız? Radyo ne güne
duruyor?...
Bir de
camlarımızın ardına sızan müzik
çevreyi rahatsız edebilir.
Müziği kendimiz dinleyelim başka
ortaklar aramayalım.
|
|
ELİMİZ KORNAYA NE ZAMAN
GİTMELİ?
*Yakın ileriyi göremediğimiz
kavşak, dönemeç ve tepe üstü
gibi yerlere yaklaşırken,
gelişimizi haber vermek için,
*Gerektiğinde karayolunu
kullananları uyarmak için,
*Gündüz öndeki sürücüye geçme
isteğimizi belirtmek için.
Bu durumlar dışında korna
kullanılmamalıdır. Gereksiz yere
kornaya basmak ya da gereğinden
uzun basmak çevremizdekileri
rahatsız edecektir. Geçiş
üstünlüğüne sahip araçlarda
bulundurulması gereken tipte
korna ise takılamaz.
Korna ayarına da dikkat!
|
|
YOLCULUK
Yerleşim birimi dışında araç
kullanmak, yerleşim birimi
içinde araç kullanmaktan daha
kolay gelebilir size. Ancak bu
doğru bir kanı değildir.
Yerleşim birimi içinde yeterince
deneyim kazandıktan sonra
yerleşim birimi dışında araç
kullanılmalıdır. Uzun bir
yolculuğa çıkmaya karar
vermişsek, lütfen aracımızıiyi
bir bakımdan geçirelim. Ayrıca,
lastiklerimizin hava
basınçlarını ölçelim.
|
|
Dinlenme
Unutmamamız gereken bir kural
da, ticari amaçla yolcu ve yük
taşıyan araç sürücülerinin
karayolunda 24 saatlik bir süre
içinde en fazla 9 saat araç
kullanabileceğidir. İlk 5 saat
sonunda ise 30 dakika dinlenmek
gerekir. Bundan sonraki
saatlerde yorgunluk daha da
artacağı için sık sık molalar
vermekte yarar vardır. Özel araç
sürücüleri için bir sınırlama
olmamasına karşın, onların da
2-3 saatte bir mola vermesinde
yarar vardır.
|
|
Mola yalnızca bizim
için değildir
Lütfen dayanıklılığımızı
direksiyon başında sınamaya
çalışmayalım. Bu molalar sadece
bizim için değil, ısınmış
lastiklerimiz için de
gereklidir. Çünkü, araç hızla ve
uzun kilometre yol aldığı
sürece, lastik içindeki hava
devamlı olarak hareket eder.
Lastik gittikçe ısınır ve hava
basıncı artar. Lastikler orta
kısımlarından aşınmaya başlar.
Tıpkı fazla şişirilmiş
lastiklerde olduğu gibi...
|
|
Uykunuz gelirse ,
Kalan yolun kısalığı uykuyu
engelleyemez. Bu nedenle uykunuz
gelirse, uygun bir yerde durup,
yarım saat kadar uyuyun.
Uyandıktan sonra, açık havada
yapacağınız basit birkaç
egzersiz çok yararlıdır. Bu
koşullarda yarım saatlik
uykunuz, 2 saat daha araç
kullanmanızı sağlayabilecektir.
Durduğunuz
yerde koşullar uygunsa, 5-10
dakika toprak ya da çimde
yatmanız, vücudunuzda biriken
durağan elektriğin boşalmasını
sağlayacaktır.
Molalar kesinlikle araç dışında
geçirilmelidir.
Verilen yemek aralarında ise
hafif yiyecekler yemek gerekir.
Direksiyon başında ise bir şey
yemek ya da içmek son derece
sakıncalıdır.
|
|
.:HAVA
KOŞULLARI ve SÜRÜCÜLÜK:.
YAZ:
Kış aylarının güç hava ve yol
koşullarından çıkan araçların
bakımı çok önemlidir. Bahar
sonu-yaz başında alınması
gereken önlemlerin başlıcalar
şunlardır:
*Aracın
alt bölümü toz ve çamurdan
temizlenmelidir.
*Soğutma ve yağlama sistemi
kontrol edilmeli, gerekli
değişiklikler yapılmalıdır.
*Soğutma sıvısındaki antifriz
oranı kontrol edilmelidir.
*Klimalı araçlarda, klima gazı
kontrol edilmelidir.
*Fren hidroliği
değiştirilmelidir.
*Lastiklerin hava ayarları yaz
ölçülerinde yapılmalıdır.
*Gerekiyorsa lastik değişimleri
yapılmalıdır.
*Araç uzun süre park edilecekse
güneşlik, mümkünse tente
kullanılmalıdır.
|
|
Yazın
araç kullanırken unutulmaması
gereken bir kaç nokta:
*Camlarınızı açmak yerine
havalandırmayı kullanınız. Açık
camlar hem aracınızın dengesini
bozacak, hem de yakıt tüketimini
artıracaktır.
*Kaliteli bir güneş gözlüğü
yansımaları azaltacağı gibi,
gözünüzün yorulmasını da
önleyecektir. Hele açık renkli
gözlere sahipseniz, "gözlüksüz
yola çıkmayın" deriz.
*Aşırı sıcak uykunuzu
getirebilir. Bu nedenle molalara
ve yiyeceklere dikkat etmenizi
öneririz.
KIŞ:
Sonbaharın o güzelim
günleri geride kaldı. Siz ve
aracınız artık yağmur, kar,
çamur, sis, rüzgar ve buzun
etkisi altındasınız. Görüş
mesafeniz eskiye oranla çok
azaldı. Aracınızın bakım ve
kontrolleri çok daha fazla
önem kazandı. Bu kontrol ve
önlemleri şöyle
sıralayabiliriz:
*Antifrizinizin donma
derecesi ayarlanmalıdır.
*Termostatın durumu
kontrol edilmelidir.direksiyon
eğitim güzergahı
*Soğutma sisteminde
kaçak olup olmadığı kontrol
edilmelidir.
*Kalorifer sistemi
gözden geçirilmelidir.
*Lastiklerin kontrolü ve
hava ayarları yapılmalıdır.
Kışın kullanacağınız lastiklerin
diş derinliği en az 3mm.
olmalıdır.akıcı trafikte
direksiyon dersi
*Akümülatör kontrol
edilmelidir.
*Işık sisteminin
ayarları ve şiddetleri kontrol
edilmelidir.
*Fren sistemi gözden
geçirilmelidir.
*Aracın boyası gözden
geçirilmelidir.
*Silecekler ve su
püskürtme sisteminin iyi durumda
olması gerekir.
*Araçta bulundurulması
zorunlu olan araç ve gereçlere,
patinaj zinciri ve çekme
halatını eklemek gerekir.
Kış aylarında yollar kaygan ve
görüş mesafesi az olduğu için
hızın azaltılması gerekmektedir.
Lastik değiştirmek için en uygun
mevsim sonbahardır. Böyle
ce kışa yeni lastiklerle
girme şansı elde edilir.
*Islak ve kaygan
yollarda hızınızı düşürün.
Unutmayın ki durma mesafeniz yaz
aylarına oranla daha uzundur.
*Su birikintilerinden
geçerken hızınızı iyice düşürün.
Saatte 40 km'nin üzerindeki
hızlar, kızaklanmaya ve aracın
kontrolden çıkmasına yol
açabilir.
*Su birikintilerine
olabildiğince tek taraflı
girmemeye çalışın.
*Yağışlı havalarda erken
ve yumuşak fren yapın. Daha da
iyisi,sağ ayağınızı frene basmak
için değil, gazdan çekmek için
kullanın.Uygun vitesin size
sağlayacağı kompresyon freni
servis freninden daha
güvenlidir.
*Karlı havalarda yola
çıkmadan önce, aracınızın
üzerinde biriken karı tümüyle
temizleyin, yalnızca camları
temizlemekle
yetinmeyin.Direksiyon kursları
*Gerektiğinde zincir
takmaya üşenmeyin.*Buzlanan
camları temizlemek için eritici
spreyler kullanın.
*Aracınızı
çalıştırırken, radyatörün önüne
koyacağınız bir karton ya da
mukavva, aracınızın daha çabuk
ısınmasını sağlayacaktır. İlk
ısınmayı çok uzun tutmadan,
düşük vitesle 1-2 km yol yapmak,
aracınızı uygun ısıya
getirecektir.
*Jigle kullanma, aracın
çalışmasını çabuklaştırır.
Küçük bir hatırlatma:
Kış aylarıyla birlikte,
ayağımızı sıcak tutan bot ve
çizmeler ne yazık ki, güvenli ve
kolay sürüş için tehlike
oluşturur. Kalın ve geniş
tabanlı bot ve çizmeler, hem
pedalları hissetmemizi engeller,
hem de bileğimizin esnekliğini
azalttığından, pedal
hakimiyetini güçleştirir.
Tabandaki yivlere dolan kar ve
çamurun pedallarda yaratacağı
ıslaklık ve kir de cabası.
Öyleyse ne yapmalı?
Aracınızda
bulunduracağınız yumuşak, ince
tabanlı bir ayakkabı tüm bu
sorunlara çözüm olacaktır.
Aracınıza binip inerken yalnızca
1-2 dakika alacak bu değiştirme
işlemi, sürüş güçlüğü ve
güvensizliğinden daha iyi değil
midir?
İŞARETLEME;
Bir kaza klasiği:
İşaretlememe ve yanlış
işaretleme
Kaza nedenleri arsında
arızalı aracın taşıt yolundan
çıkartılmaması, işaretlenmemesi
ya da yanlış işaretlenmesi
önemli bir yer tutmaktadır.
Pek çok sürücü bir
dönemeçten ya da tepe üstünden
sonra ansızın karşılarına çıkan
arızalı bir aracın yarattığı
tehlikeyi yaşamışlardır. Hiç bir
işaret koymaksızın ya da taş
dizerek, yola ilk yardım
çantası, bidon, kriko ve benzeri
şeyleri koyarak; üstüpü, eski
lastik yakarak yanlış işaretleme
yapan araç sahipleri, ne yazık
ki ölümcül kazaların sorumlusu
olmaktadırlar. Ünlü ralli
sürücüsü Renç Koçibey'in de
işaretlenmemiş bir araca
çarparak yaşamını yitirdiğini
hatırlayalım ve lütfen kurallara
uygun işaretleme yapalım.
Uygun işaretleme, aracın
acil uyarı ışıklarını yakarak ve
aracın önüne ve arkasına, uygun
yerlere reflektör konularak
yapılır. Reflektörün bir kenarı
45 cm uzunluğunda eşkenar üçgen
biçiminde olması ve her
kenarında 5 cm'lik yansıtıcı
yüzey bulunması zorunludur.
Ayrıca reflektörün, rüzgar
nedeniyle devrilmeyecek yapıda
ayaklarının olması da
kurallardandır.
Görüşü kapalı, dönemeç
ve tepe üstü gibi yerlerde
reflektörün araçtan en az 30
metre uzağa ve diğer sürücüler
tarafından en az 150 metreden
görülebilecek biçimde
yerleştirilmesi zorunludur.
Tehlikeli madde taşıyan
araçların bozulup yolda kalması
durumunda, kesinlikle kırmızı
ışıkla işaretlenmesi ve başında
beklenerek gözetim altında
tutulması zorunludur.
ARKA
CAM GERİYİ GÖRMEK İÇİNDİR
Arka cam sürücülerin
geriyi görebilmeleri içindir. Ne
var ki, kimi sürücüler arka
camın önünü geriyi göremeyecek
tarzda kullanmaktadırlar.
Camın önündeki bölmeye
giyecek, çanta, fotoğraf
makinesi, yiyecek ve içecek
malzemeleri koydukları gibi
gereksiz aksesuarlarla da
doldurmaktadırlar. Arka cama
çeşitli tip ve boylarda
çıkartmalar yapıştırmaktadırlar.
Oysa bunların tümü yasaktır. Ve
bu yasaklar, trafiğin güvenli
bir biçimde yürümesi için
konulmaktadır.
Arka camın önündeki
bölmeye konulan sert cisimler
ciddi bir tehlike kaynağıdır. Bu
cisimler sert bir frende,
yolcuların başlarına bir mermi
hızıyla çarparak ciddi yaralanma
ve kazalara yol
açabilmektedirler. Lütfen biraz
daha dikkat!
SAVUNUCU
SÜRÜCÜLÜK
"Yalnızca kuralları
bilmekle, hata yapmamakla iyi
sürücü olunmaz. Eğer
karşındakinin yaptığı hatayı
giderebiliyorsan, o zaman iyi
sürücü olursun."
1960'lı yıllarda
Ankara'da taksi sürücülüğü yapan
bir bayana ait bu sözler. Ve bu
sözler "savunucu sürücülük"
kavramının temel bir ilkesini
tanımlıyor: Trafik ancak tüm
öğelerinin kaçınılmaz bir uyum
içinde olmasını gerektiriyor.
Yani siz hata
yapmayabilirsiniz, kurallara
tümüyle uyarsınız. Ancak, bir
başkasının hatası yine ölümcül
kazalara yol açabilir.
Öyleyse ne yapmalı?
"Hakkınızdan
vazgeçebilirsiniz; aklınızdan
asla!..."İşte savunucu
sürücülüğün en temel ilkesi:
Hoşgörü. Hata yapanları
bağışlayabilirsiniz. Tabi ki
aynı yanlışı yinelememesi için
uyarmayı göz ardı etmeden.
Sabır...
Eğer gece yarısı boş bir
yolda kırmızı ışıkta durduğunuz
için size korna çalan, selektör
yapan bir sürücü olursa, lütfen
yeşil ışık yanana kadar hareket
etmeyin ve ısrarla diğer
sürücüye ışığı gösterin.
Gerekirse aracınızdan inip,
sabırla trafik kurallarının
herkesin can ve mal güvenliği
için konduğunu anımsatın ona.
İyiniyet...
İki yönlü bir yolda
karşıdan gelen ve sola dönmeye
çalışan bir araca
yaklaşıyorsunuz. Trafiği
tehlikeye düşürmemek koşuluyla,
ayağınızı gaz pedalından 1-2
saniye kaldırmakla ve yol
verdiğinizi gösterecek bir
işaretle, diğer sürücüye dönüş
şansı verebilirsiniz. Böylece
hem diğer sürücüyü bir
sıkıntıdan kurtarırsınız, hem de
trafiğin sıkışmasını önlemiş
olursunuz. Sıkışık ve çok ağır
akmakta olan bir trafik
ortamında park yerinden trafiğe
katılmaya çalışan bir sürücüye
yol vermeniz, size bir şey
kaybettirmez; diğer sürücünün
riske girmesini engeller.
Yakın bir gelecekte yol
verdiğiniz insanların, diğer
sürücülere, kim bilir beklide
size yol verdiğini görmek
mutluluğunu da yaşayabilirsiniz.
Savunucu sürücü,
trafiğin tüm öğelerini kollayan,
koruyan ve potansiyel
tehlikeleri göz önünde
bulunduran sürücüdür.
Dolayısıyla trafiğin öğelerinden
biri olan karayolu ve
elemanlarını da korur.
Karayollarının yapım, bakım,
onarım çalışmaları, gerekli
trafik işaretlemelerinin
yapılması milyonlarca liraya mal
olmaktadır. Yapılan çalışmalar
trafikteki güvenliğimiz içindir.
Ancak, kötü kullanım nedeniyle
yapılan harcamalar artmaktadır.
Yol çizgileri üzerinde
araç sürmek nedeniyle, çizgiler
kısa sürede silinmektedir.
Trafik işaret levhaları
üzerine yazı yazmak, çizmek,
şekillerini bozmak, yerlerini
değiştirmek, hatta ortadan
kaldırmak, önlerine
görülmelerini engelleyecek
şeyler koymak yasaklanmıştır.
Ancak ne yazık ki bunlar da
yapılmaktadır.
İşte savunucu sürücülük,
bütün bunları yapmamaktır.
ŞEHRİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?
Gideceğimiz yeri iyi
biliyorsak, kısa mesafeden ve
fazla yakıt tüketmeden ve
çevreyi daha çok kirletmeden
oraya ulaşabiliriz.
Bir düşünün, gideceğiniz
adresi sora sora bulmaya
çalışmak, trafiği aksatacak,
yanlış tarifler fazla yol
kastetmenize neden olacak, yakıt
tüketiminiz artacaktır. Üstelik
yorulacak ve sinirleneceksiniz.
İşte bu nedenle gelin siz de bir
şehir planı edinin. Yolda zaman
yitireceğinize şehir planı
üzerinde biraz zaman yitirin.
Bunu lütfen bir alışkanlığa
dönüştürelim.
SİZİN BİR
GÜZERGAHINIZ OLMALI
Belirli yollardan gitmek
yolu tanımanızı ve olası
tehlikeleri bilmenizi sağlar. Bu
güzergahı seçerken trafik
yoğunluğunun fazla olmamasına
dikkat edin. Çünkü, yoğun trafik
hem aracınızı hem de sizi yorar.
Zaman kaybı, yakıt tüketimi,
kazaya karışma riski yoğun
olmayan trafikte daha azdır.
KARAYOLU HARİTASINI
KULLANABİLMEK
Yolculuk öncesi
gidilecek yer karayolları
haritasından saptanmalı. Böylece
varmak istediğiniz yerin kaç
kilometre olduğunu bilir, hangi
yolları kullanacağınıza karar
verir ve hatta mola yerlerinizi
bile saptayabilirsiniz.
|
|